20 Mayıs 2026 tarihinde Kızılcagün Platformu tarafından düzenlenen “Milli Birlik ve Beraberlik Çağrısı” etkinliği kapsamında, ABD Büyükelçiliği önünde toplanan çok sayıda vatandaş, ABD Ankara Büyükelçisi Tom Barrack’ın son zamanlarda yaptığı açıklamalara karşı sert bir protesto gerçekleştirdi. Eyleme, emekli Albay Alican Türk, Cumhuriyetçi Vatanseverler Partisi Genel Başkanı Serkan Öz, İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu, Doğru Parti Genel Başkan Yardımcısı Arda Ateş ve Milli Düşünce Merkezi Başkanı Hakan Paksoy gibi tanınmış isimler katıldı. Basın açıklamasını emekli Albay Orkun Özeller gerçekleştirdi ve Barrack’ın ifadelerinin Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik haklarına saldırı niteliği taşıdığını savundu.
“Üniter Devlet Yapısına Tehdit” Özeller, Türkiye ile ABD arasında sağlıklı ilişkilerin kurulmasını istediklerini ancak mevcut durumun “stratejik ortaklık” anlayışıyla uyumlu olmadığını dile getirdi. PKK’ya verilen destekten çuval olayına, Fethullah Gülen’in korunmasına kadar birçok konuda ABD yönetimini eleştiren Özeller, Barrack’ın Türkiye ve bölge için “güçlü monarşi” önerisini kabul edilemez buldu. “Bu açıklamalar, Mustafa Kemal Atatürk’ü ve Türk milletini tanımadıklarını gösterir” ifadelerini kullandı. Barrack’ın “Terörsüz Türkiye süreci” çerçevesinde Kürtlerin birleşmesine yönelik sözlerinin de üniter devlet yapısına bir tehdit oluşturduğunu belirtti.
“Tom Barrack Haddini Aştı” Özeller, Türk milletinin egemenlik haklarını asla devretmeyeceğini hatırlattı ve Barrack’a tarihsel bir uyarıda bulundu. “19 Mayıs 1919, emperyalist güçlerle mücadelenin başladığı gündür. Türk milleti, ‘Ya istiklal ya ölüm’ diyerek egemenliğini tüm dünyaya göstermiştir. Tom Barrack, haddini aşan açıklamaları nedeniyle ya evine dönmeli ya da görevli olduğu Suriye topraklarına gitmelidir!” dedi.
“İstenmeyen Kişi İlan Edilsin” Açıklamada, Barrack’ın Heybeliada Ruhban Okulu, Türkiye-İsrail işbirliği ve ulus devletlere dair değerlendirmeleri de eleştirildi. Ayrıca, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a çağrıda bulunularak ABD Büyükelçisi’nin “persona non grata” (istenmeyen kişi) ilan edilmesi talep edildi.