Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un, 25 Nisan’da Yunanistan’ın Atina şehrinde Başbakan Kiriakos Miçotakis ile katıldığı açık oturumda yaptığı açıklamalar, Türkiye ile Avrupa arasındaki diplomatik ilişkileri yeniden alevlendirdi. Macron, Ege Denizi’nde yaşanabilecek bir gerginlik durumunda, Fransa’nın Yunanistan’ın egemenliğini koruma adına “gerekli adımları atacaklarını” belirtti. Her ne kadar spesifik bir ülke ismi vermese de, bu ifadelerin Türkiye’ye yönelik olduğu yorumları hızla uluslararası medya tarafından gündeme getirildi.
Macron’un bu açıklamaları, “Müttefiklik ve dayanışma güven üzerine inşa edilir. Bir saldırı ya da egemenlik ihlali söz konusu olduğunda Avrupa ortaklarımızla birlikte hareket ederiz” şeklinde oldu. Bu sözler Yunanistan’da büyük bir destek olarak yorumlanırken, Ankara’dan sert tepkiler geldi.
Fransa Dışişleri Bakanlığı, tartışmaların büyümesi üzerine devreye girerek Macron’un açıklamalarını netleştirme gereği duydu. Bakanlık sözcüsü Pascal Confavreux, haftalık basın toplantısında Macron’un sözlerinin belirli bir ülkeyi hedef almadığını savundu. Confavreux, “Cumhurbaşkanımızın açıklamaları ilkesel bir çerçevede değerlendirilmelidir. Bir Avrupa ülkesinin egemenliğine yönelik herhangi bir saldırı durumunda, tüm müttefiklerimiz için ortak tavır geçerlidir” dedi. Ayrıca, Türkiye ve Yunanistan arasındaki diyalog sürecine destek verdiklerini vurguladı.
Yunan medyası, Macron’un açıklamalarını “Ankara’ya net mesaj” olarak yorumlarken, Fransa Dışişleri bu değerlendirmelere yanıt vermekten kaçındı. Sözcü, “Basın analizleri hakkında yorum yapma görevimiz yok” diyerek durumu soğutmaya çalıştı.
Ayrıca, yaşanan gerilimin arka planında Fransa ile Yunanistan arasında yapılan ve karşılıklı savunma yükümlülüklerini içeren stratejik iş birliği anlaşmasının süresinin uzatılması yer alıyor. Bu anlaşma, iki ülkenin askeri ve güvenlik alanındaki iş birliğini daha da güçlendirdi. Diplomatik çevreler, Macron’un açıklamalarının NATO içindeki hassas dengeleri yeniden sorgulatabileceğini ve Türkiye-Fransa ilişkilerinde yeni bir gerilim yaratabileceğini değerlendiriyor.